

Modern çağın en sessiz ama en yorucu hastalıklarından biriyle, yani farkında olmadan diş sıkmak durumuyla karşı karşıya olabilirsiniz. Sabah uyandığınızda yüzünüzde tarif edilemez bir yorgunluk, çenenizde sanki bütün gece taş taşımışsınız gibi bir ağırlık hissediyor musunuz? Ya da gün içinde bilgisayar başında çalışırken, bir anda kendinizi dişlerinizi kenetlemiş halde buluyor musunuz? Eğer bu satırları okurken “Evet, aynen öyle oluyor” diyorsanız, yalnız değilsiniz. Çoğu zaman stresin, kaygının ya da günün koşturmacasının bir yansıması olarak ortaya çıkan bu durum, sadece dişlerinizi değil, yaşam kalitenizi de derinden etkiliyor olabilir. Peki, bu bir kader mi? Elbette hayır. Bu yazıda, o sıkılı çenelerin nasıl gevşeyeceğini ve hayatın tekrar nasıl konforlu hale geleceğini konuşacağız.
İnsan vücudu, baş edemediği stresi dışarı atmak için bazen garip yollar seçer. Beynimiz gün boyu o kadar çok veriyle ve stresle yüklenir ki, gece olduğunda veya odaklandığımızda bu yükü bir yerden boşaltmak ister. İşte tam bu noktada farkında olmadan diş sıkmak devreye giriyor. Aslında bu, vücudun bir savunma mekanizması, bir deşarj olma yöntemidir. Ancak bu yöntem, dişlerimize ve çene eklemimize acımasızca zarar verir.
Günümüzde pek çok insan, özellikle de şehir hayatının o bitmek bilmeyen temposunda, farkında olmadan sürekli dişleri sıkmak gibi bir alışkanlık geliştiriyor. Trafikte beklerken, zorlu bir maili yanıtlarken ya da sadece televizyon izlerken bile çene kaslarımız, sanki bir savaşa hazırlanıyormuşçasına kasılıyor. Bu durumun altında yatan sebepler genellikle psikolojik kökenli olsa da, diş dizilimindeki bozukluklar veya eksik dişler de bu süreci tetikleyebiliyor. Özellikle uyurken diş gıcırdatma nedenleri araştırıldığında, gün içinde bastırılan öfke, endişe ve çözülemeyen problemlerin gece uykusunda dişlerden çıkarıldığı görülüyor. Yani aslında siz uyurken, bilinçaltınız dişlerinizle kavga ediyor olacak.

Çoğu insan, diş sıkma problemini (tıbbi adıyla Bruksizm) sadece dişlerde oluşan bir sızlama sanır. Oysa ki durum bundan çok daha karmaşıktır. Bruksizm belirtileri ve tedavisi konusunda bilinçli olmak, gereksiz yere ağrı kesici kullanmanın önüne geçecektir. Sabahları şakaklarda başlayan ve gün boyu devam eden o inatçı baş ağrısı, aslında migren olmayabilir. Çene ağrısı ve baş ağrısı ilişkisi o kadar güçlüdür ki, hastalar bazen kulak burun boğaz doktorlarında veya nörologlarda çare ararlar. Oysa sorunun kaynağı, gece boyu tonlarca yük binen çene eklemidir.
Eğer siz de farkında olmadan dişlerini sıkmak suretiyle güne başlıyorsanız, boyun ve omuz bölgesindeki sertlikler de size tanıdık gelecektir. Hatta bazen kulak çınlaması bile yaşanabilir. Diş minesindeki o küçük çatlaklar, diş boylarının kısalması ve diş etlerinin çekilmesi de cabası. Tüm bunlar, vücudun “Artık dur ve gevşe” deme şeklidir.
Diş sıkma eylemi sırasında uygulanan kuvvet, normal bir çiğneme kuvvetinden katbekat fazladır. Özellikle arka dişleri sıkmak, çene eklemine (Temporomandibular Eklem) inanılmaz bir baskı uygular. Bu baskı zamanla eklem diskinin kaymasına, ağzı açıp kaparken “kıtırtı” seslerinin gelmesine ve hatta çenenin kilitlenmesine yol açabilir. Arka dişleri sıkmak, o bölgedeki dişlerin çiğneme yüzeylerini adeta zımparalanmış gibi dümdüz yapar.
Bu süreçte farkında olmadan diş sıkmak eylemi devam ettikçe, dişlerin köklerinde de hasarlar oluşmaya başlayacaktır. Soğuk ve sıcak hassasiyeti artacak, en sevdiğiniz dondurmayı yemek veya sıcak bir çay içmek bile işkenceye dönüşecektir. Diş sıkmaktan oluşan ağrı sadece ağız içinde kalmaz; yüze, başa ve boyna yayılarak kronik bir yorgunluk hali yaratır. İnsanlar genellikle “neden bu kadar yorgunum” diye sorarlar ama cevabın çenelerinde gizli olduğunu farkında olmadan dişlerini sıkmak huyundan vazgeçene kadar bilemezler.
Geldik en çok merak edilen kısma: Çözüm ne? Neyse ki, gelişen diş hekimliği teknolojileri sayesinde bu dertten kurtulmak artık çok daha kolay. Tedavi yöntemleri arasında en popüler olan ikili, gece plakları ve Masseter Botoksu’dur. Hastaların kafasını en çok kurcalayan soru ise genellikle “gece plağı mı botoks mu?” sorusudur.
Her iki yöntemin de kendine göre avantajları vardır. Hangisinin size uygun olduğuna, diş hekiminizin yapacağı detaylı muayene sonucunda karar verilecektir. Bazen kombine tedaviler, yani hem botoks hem plak uygulaması en kesin çözümü sunar.

Her tedavide olduğu gibi, burada da maliyet önemli bir faktördür. Diş sıkma tedavisi fiyatları, uygulanacak yönteme, kullanılacak malzemenin kalitesine ve hekimin tecrübesine göre değişkenlik gösterecektir. Plak tedavileri genellikle daha uygun maliyetli görünse de, düzenli olarak yenilenmesi gerekebilir. Botoks uygulamaları ise belirli periyotlarla tekrar edilmelidir. Ancak burada düşünülmesi gereken asıl maliyet, tedavi olunmadığında kaybedilecek dişlerin ve bozulacak çene ekleminin maliyetidir. İleride implant veya eklem cerrahisi gibi çok daha pahalı ve zorlu işlemlerle uğraşmak yerine, erken dönemde önlem almak her zaman daha ekonomiktir. Aliadent gibi uzman kliniklerde yapılan muayenelerle, bütçenize ve durumunuza en uygun tedavi planı şeffaflıkla çıkarılacaktır. Unutmayın, diş sıkma tedavisi fiyatları sağlığınızdan daha değerli değildir.
Tedavi sadece hekim koltuğunda bitmez. Evde yapacağınız küçük değişiklikler de farkında olmadan diş sıkmak alışkanlığını kırmanıza yardımcı olacaktır. Öncelikle stresi yönetmeyi öğrenmek gerekiyor. Yatmadan önce ılık bir duş almak, kafein tüketimini azaltmak, meditasyon veya nefes egzersizleri yapmak, uyurken diş gıcırdatma nedenleri arasında başı çeken stresi azaltacaktır.
Gün içinde kendinizi gözlemleyin. Eğer farkında olmadan sürekli dişleri sıkmak gibi bir durum fark ederseniz, hemen derin bir nefes alın, dudaklarınızı kapatın ama dişlerinizi birbirinden ayırın. Dilinizin ucunu üst damak ön bölgeye yerleştirerek çenenizi serbest bırakın. Bu basit egzersiz, kas hafızasını yeniden eğitecektir.
Diş sıkma problemi kaderiniz değil. Evet, modern hayatın getirdiği stres bizi bazen bir mengene gibi sıkıştırıyor ve biz de buna farkında olmadan dişlerini sıkmak suretiyle tepki veriyoruz. Ancak doğru teşhis ve doğru tedavi yöntemleriyle bu döngüyü kırmak mümkün. Bruksizm belirtileri ve tedavisi konusunda adım atmak, sadece dişlerinizi kurtarmakla kalmayacak, sabahları dinç uyanmanızı, baş ağrılarından kurtulmanızı ve hayatın tadını yeniden almanızı sağlayacaktır.
Eğer siz de farkında olmadan sürekli dişleri sıkmak illetinden muzdaripseniz, daha fazla ertelemeden bir uzmana danışın. Çene ağrısı ve baş ağrısı ilişkisi sona erdiğinde, hayatın ne kadar hafiflediğini göreceksiniz. Diş sıkmaktan oluşan ağrı ile yaşamak zorunda değilsiniz. Çözüm bazen küçük bir plakta, bazen de minik bir botoks dokunuşunda saklıdır.

Genellikle stres kaynaklı olduğu için stres azaldığında azalabilir ancak kas hafızasına yerleştiyse kendiliğinden geçmesi zordur. Profesyonel destek almak, dişlerin zarar görmesini engellemek için şarttır.
Bu tamamen kişinin diş sıkma şiddetine bağlıdır. Dişleri korumak için plak, kasları gevşetmek ve ağrıyı kesmek için botoks daha etkilidir. Çoğu zaman masseter botoksu ne işe yarar sorusunun cevabını deneyimleyen hastalar, konforu nedeniyle botoksu tercih etmektedir.
Diş sıkma tedavisi fiyatları, kullanılan botoks markasına, ilacın dozuna veya yapılacak gece plağının türüne (sert/yumuşak) göre değişir. Aliadent bünyesinde yapılan detaylı analiz sonrası net bir fiyatlandırma yapılacaktır.
Unutmayın, farkında olmadan diş sıkmak önlenebilir ve yönetilebilir bir durumdur. Kendinize ve gülüşünüze iyi bakın, çünkü en güzel aksesuarınız, ağrısız ve sağlıklı gülüşünüzdür. Devamlı diş sıkmak yerine, hayatı keyifle “sıkı sıkıya” kucaklayacağınız günlere kucak açın.

