Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara
alia@aliadent.com

Diş Beyazlatma (Bleaching)

Diş Beyazlatma İşleminin Yan Etkisi Var Mıdır?

Diş beyazlatma, genellikle sağlıklı görünen, beyaz ve parlak dişlere sahip olmak isteyen kişilerin başvurduğu bir tedavidir. Son yıllarda da diş hekimlerinin sıklıkla uyguladığı ve talebin yüksek olduğu bir tedavidir diş beyazlatma. Günlük yaşantımızda tükettiğimiz yiyecek ve içecekler, tütün ürünleri ve alkol dişlerimizde çeşitli hassasiyetlere ve değişikliklere sebep olur. Bunlardan biri de dişlerde leke oluşumu ve dişlerin sararmasıdır. Dişler düzenli fırçalanmadığı zaman sararmaya başlar ve ağız kokusu, çürük, diş taşı gibi sorunlara sebep olur. Bu sebeplerin arasında sararma ve leke de vardır.

Özellikle çay, kahve, sigara, asitli ve çok şekerli içecekler dişlerin sararmasında ve kendi rengini kaybetmesinde büyük rol oynar. Diş beyazlatma işlemi ise bu maddelerin sebep olduğu sararma ve lekelenmeyi ortadan kaldırır.

Diş Beyazlatmanın Yan Etkileri Nelerdir?

Diş beyazlatma işleminde, bütün beyazlatma jelleri dişlerde az ya da çok hassasiyete sebep olur. Soğuk-sıcak besinlere veya solunan havaya karşı oluşan bu hassasiyet ciddi anlamda rahatsızlık verebilir ve sosyal yaşantıyı olumsuz etkileyebilir. Bu, diş beyazlatma işleminin normal ve beklenen bir yan etkisidir. Hassasiyet en geç 2 gün içerisinde geçmezse dişler yapısal olarak beyazlatıcıyı kabul etmiyor demektir ve beyazlatıcının kullanımının kesilmesi gerekebilir. Hassasiyet durumunda, diş hekiminin uygulayacağı florür ve size önereceği diş macunu veya kremleri bu diş hassasiyetini azaltacaktır. Diş beyazlatma sebebiyle oluşan hassasiyeti azaltmak için bir diğer seçenek olarak içerisinde potasyum nitrat bulunduran diş macunları da kullanılabilir.

Diş beyazlatma işleminin çeşitli yöntemleri vardır. Genellikle, kullanılan yöntemlerde dişler “karbamid peroksit” ile ağartılır. Bu hidrojen peroksit ve üre bozulur ve kimyasal bir reaksiyonda diş rengini hedefler. Bu işlem dişleri beyazlatmanın en güvenli yollarından biridir. Beyazlatmanın öne çıkan özelliklerinden biri de anında cevap vermesidir. Yani işlem sonrasında hızlıca dişler beyazlamış olur, parlak ve canlı bir görünüme kavuşur.

Bilinen bu yöntemin dışında bir de genellikle kullanılan diş jelinin mavi bir ışık haline getirilip uygulanma yöntemi vardır. Ancak bu tedavide UV ışını kullanıldığı için dikkatli olmak gerekir. Zira bu UV ışınları ağızda çeşitli yanıklara yol açabilir.

Diş Beyazlatmaya Neden İhtiyaç Duyulur?

Dişlerin görünümü, özellikle hijyene ve estetiğe önem veren, kişisel bakımını eksiksiz yerine getiren kişiler için çok önemlidir. Diş beyazlatma ise görünüm açısından olumlu bir etki yaratır. Geçmişte olduğu gibi bugün de bitkisel yöntemler kullanılarak ev ortamında doğal diş beyazlatma yöntemleri uygulanabilir.  Ancak bunun yanı sıra diş hekimliğinde teknolojinin ve bilimin gelişmesi sayesinde dişlerle ilgili pek çok renk, şekil ve konum bozuklukları kolaylıkla tedavi edilebilir. Evde karbonat, beyazlatıcı diş macunları gibi ürünlerin kullanımının yanı sıra diş hekimleri tarafından uygulanan bazı medikal diş beyazlatma tedavileri de bulunmakta. Bunların arasında yer alan renklenmiş dişlerin beyazlatılması yöntemi, diğer restoratif metotlara kıyasla daha ekonomik, kolay ve zahmetsizdir.

Diş Beyazlatma Sonrasında Hassasiyet Oluşur Mu?

Diş beyazlatmada kullanılan jeller dişlerde hassasiyet yaratabilir. Fakat bu normal bir durumdur. Dişlerin hassas olmasından kaynaklı kısa bir süre sert gıdalar tüketmemek gerekir. Aynı zamanda soğuk-sıcak yiyecek ve içecekler de bir süre tüketilmemelidir. Ancak bu hassasiyet 1 veya 2 gün içerisinde geçmezse jellerin kullanımına ara vermek gerekir. Aynı zamanda bu hassasiyeti gidermek için potasyum nitrat içerikli diş macunu da kullanılabilir. Diş minesini kuvvetlendirmek ve rahatlatmak da potasyum nitratın etkileri arasındadır.

Diş Beyazlatma Diş Yapısına Zarar Verir Mi?

Kullanılan kimyasallardan dolayı diş beyazlatmanın diş yapısına zarar verdiği düşünülebilir. Ancak aksine kullanılan kimyasallar dişi beyazlatıp lekeleri giderirken aynı zamanda diş yapısını kuvvetlendiren kimyasallardır. Klinik çalışmalar doğrultusunda da diş beyazlatmanın herhangi bir yan etkisi veya zararı gözlemlenmemiştir. Ancak yine de diş beyazlatma işlemi diş hekiminin kontrolünde ilerlemelidir. Diş beyazlatma işlemi yapılırken dişte yapısal bir sorun veya çürük varsa bu sorun da çözülmelidir. Bu yüzden yalnızca estetik anlamda değil, ağız ve diş sağlığı açısından da bu tedavi önem taşır.

Dişler Beyazlığını Nasıl Kaybeder?

Diş beyazlatmaya olan ihtiyacın en temel sorusu, dişlerin beyazlığını nasıl kaybettiğidir. Çocukluk döneminde oluşan yapısal bozukluklar ve bebeklik döneminde maruz kalınan bazı antibiyotikler dişlerde renklendirme yapabilir.  Günlük yaşamda sıklıkla tüketilen yiyecek ve içecekler ve içilen sulardaki flor miktarı dişlerde renklenme yapabilir. Dişlerde oluşan bu renk değişimi iç renklenme ve dış renklenme olarak ikiye ayrılır:

İç renklenme yapısal bozukluklara bağlı olarak meydana gelir. Dişin içine yerleşmiş ve dişin fırçalanması ile giderilemeyen lekeler, iç renklenme sınıfına girer. Dişlerin oluşumları sırasında oluşan yapısal bozukluklar da (ilaçlara bağlı veya fazla flor alımına bağlı olarak vb.) bu sınıfa girer. Diş beyazlatma işlemi bu ve bunun benzeri vakalarda genellikle çok başarılı olur.

Diş Beyazlatma Fiyatları

Bir diğer renk değişimi türü de dış renklenmedir. Dişin görünen kısmına sigara, çay, kahve ve kola gibi zararlı gıdaların yapışmasıyla oluşan renklenmelerdir. Fakat bu dış renklenmeden diş taşı temizliği ile kurtulmak mümkündür. Ancak çok ilerlemiş ve önceden önlemi alınmamış vakalarda diş beyazlatma işlemine ihtiyaç doğar. Farklı renklenmeler farklı tedaviler gerektirir. Bu sebeple diş beyazlatma işleminin yapılıp yapılmaması gerektiğine veya bununla beraber herhangi bir  tedavi yapılıp yapılmaması gerektiğine diş hekiminin karar vermesi en doğrusudur.